A1 Türk Dili ve Edebiyat Dersi Dünya Yazını 1. Ödevi
Yazar: Özlem | Kategori: Blog
Fareler ve İnsanlar ve Godot’yu Beklerken’deki odak figürlerin varlık arayışı.

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında daha belirgin ortaya çıkan ‘yitik insan’ kavramı Steinbeck ve Beckett’in eserlerinde odaklanılan bir olgu olmuştur. Her şeyini kaybeden, yaşamak için bir amaç arayışı içinde olan ve tamamen yok olmamak için bağlanacak başka bir insana gereksinim duyan yitik insanın umuda ve dostluğa olan ihtiyacı iki eserdeki odak figürlerin genel hallerinde belirgindir. Lennie ve George’un birbirlerine olan bağlılıkları ile Estragon ile Vladimir’in birbirlerini bütünleyişleri, yitik insan olmaktan kurtulma çabalarına bağlanabilir.
Fareler ve İnsanlar’ın odak figürleri Lennie ile George ve Godot’yu bekleyen Estragon ile Vladimir arasında benzer bir ilişki vardır. Lennie ile Estragon düşünmekten yoksun, unutkan bireyleri temsil ederken; George ile Vladimir belli bir mantık çerçevesi içinde bazı soruları cevaplamaya çalışan bireylerdir. Lennie gittikleri her yerde George’a da zarar verecek problemler yaratmaktadır, kendisine ayak bağı olmaktadır. Buna karşı George ile Lennie’nin arasındaki bağ onların birbirlerinden kopmalarını engellemektedir. Estragon ile Vladimir ise birbirlerine bağlı olmaları için bir gerekçeye sahip olmasalar da bu varlık arayışı içinde yalnız olmak istememektedirler.
Lennie ile George birlikte çalışan bir ekip gibidirler. Lennie yapısı gereği çok iyi çalışan bir işçidir ve pekçok kişinin yapamayacağı ağırlıkta işleri tek başına kolaylıkla yapabilmektedir. Fiziksel olarak kuvvetli olsa da zihni bir çocuğunkinden farksızdır. Burada devreye George girer. Lennie’nin fiziksel gücü ile George’un zihinsel gücü onları bir bütün haline getirir. Birlikte kurdukları hayalleri vardır ve bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaktadırlar.
Ama biz onlar gibi değiliz. Bizim gelecek için planlarımız var. Bizim iki çift laf edecek, halimizden anlayan bir dostumuz var. Gidecek başka bir yeri olmayan, meyhane köşelerinde parasını çarçur eden adamlardan değiliz biz. (…) Biz başkayız. (Steinbeck, 21)
Paraları olmasa da kendilerini avutabilecek planları olması onları yaşama bağlamaktadır. Lennie’nin gücünü kontrol edememesi ve bir çocuk gibi korkması, telaşlanması onların pekçok yerden kovulmasına sebep olmuştur. George sürekli Lennie’yi neden bırakamadığını düşünmektedir. Bunun sebebi kuşkusuz birbirlerine olan ihtiyaçlarıdır. Lennie yalnız başına yaşayacak kontrole sahip değildir. George ise yalnız gezmenin insanı aksileştirdiğini ve içe kapanıklığa neden olduğunu düşünmektedir. Lennie başına dert açsa da birlikte vakit geçirebileceği ve konuşabileceği tek kişidir. Bazen George’un dediklerini anlamasa da Lennie iyi bir dinleyicidir. George ona düşüncelerini çekinmeden söyleyebilmektedir, Lennie her şeyi eninde sonunda unutacağı için iyi bir sırdaştır George’a göre. Bireyin konuşmaya ve dostluğa olan ihtiyacını görmek bu noktada kolaydır. Lennie ile George arasındaki bağ birbirlerini kaybetme korkusuyla da açıkça görülmektedir.
“Olur ya, George geri dönmedi. Ne yaparsın?”
Lennie yüzünü buruşturdu.(…) “Niye öyle dedin?” diye haykırdı. “Yalan söylüyorsun. Georga’a bir şey olmadı.” Ansızın Lennie Crooks’un üstüne yürümeye başladı. “Kim yaraladı George’u?” (…) George beni bırakıp gitmez, George hayatta öyle şey yapmaz.” (Steinbeck, 84)
Birbirine bağlanmış yitik insanların zamanla bütünleşen benlikleri ise birbirlerini kaybetme korkusuyla daha da yoğun bir hal alır. Varoluşlarını birbirlerine olan bağları ile bağdaştırmaktadırlar. Böyle bağlar içerisinde olan bireyler birbirlerinin seslerini duydukça ve konuştukça benliklerini kanıtladıklarını düşünmektedirler. Bu durum Estragon ile Vladimir’in sürekli konuşma çabalarının açıklaması niteliğindedir. Estragon ve Vladimir her gün aynı yerde Godot’yu bekleyen iki karakterdir ve bu bekleyişleri sırasında hep aynı şeyleri yapmaktadırlar. George ve Lennie gibi onlar da birbirlerini tamamlamaktadırlar. Vladimir’in düşünceyi simgeleyen şapkası ve Estragon’un fiziksel rahatsızlığı simgeleyen çizmeleri eserdeki önemli imgeler arasındadır.
Estragon ile Vladimir kendi varlıklarını arayan yitik insanlardır. Neden orada olduklarını bilmeden saatlerce beklemektedirler. Bu bekleyiş sırasında sessizliklerin oluşuma izin vermemek için sürekli konuşmaktadırlar. Bunun nedeni sessiz kaldıkları anda varoluşları üzerine düşünmeleri için fırsat oluşacak olmasıdır. Düşünmek onlara göre bir tehlikedir.
VLADIMIR: Artık düşünme tehlikesinden uzaktayız.
ESTRAGON: Neden yakınıp duruyoruz öyleyse?
VLADIMIR: Düşünmek en kötüsü değil.
(…)
VLADIMIR: Korkunç olan düşünmüş olmak. (Beckett, 82)
Onlar ise düşünmek yerine orada oluşlarını birbirlerine göstermek ve varolduklarını bu şekilde kanıtlamak niyetindedirler. “Daima bir şey buluruz, değil mi Didi, bize varolduğumuz izlenimini verecek?” (Beckett, 89) Kendilerince oyunlar oynayarak, birbirlerinin fikirlerini çürüterek, konuşarak vakit geçmesini sağlamaktadırlar. Daima vakit geçirecek bir şey bulmaktadırlar. Estragon en küçük bir olaydan bile sevinç duyabilmekte, yüzünde o gülümsemeyi belirginleştirebilmektedir; ancak bu anlar kısa sürmekte ve onları tekrar bekleyişin içine çekmektedir. Eserin sonunda Vladimir tüm bu varoluş çabalarının boşa olduğunu anlatarak yitik insan kavramını seyirciye tekrar sunmaktadır.
VLADIMIR: Uyuyor muyum ben başkaları acı çekerken? Şu anda uyuyor muyum?(…) O hiçbir şeyin farkında olmayacak. Yediği tekmelerden söz edecek ben de ona havuç vereceğim. (…) Ama alışkanlıklar duyarsızlaştırıyor insanı.
Estragon ile Vladimir her gün aynı yerde aynı şeyleri yapmakta ama farketmemektedirler. Vladimir bunun farkına vardığında ise hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini, düzenin onlar için böyle olduğunu düşünmektedir. Her iki sahnenin de sonunda sahneye Godot’nun yanından geldiğini söyleyen bir çocuk çıkar. İlk sahnedeki çocukla aynı olmasına rağmen, ikinci sahnede çocuğun – Pozzo ve Lucky gibi – Estragon ile Vladimir’i hatırlamaması, bir önceki gün kendilerini görmediğini söylemesi, Estragon ile Vladimir’in varoluşları hakkında şüpheye yol açar.
Yitik insan kavramını daha iyi anlamamızı sağlayan bu eserde Vladimir ve Estragon kendilerini asmayı düşünürler ancak bunu da yapamazlar. Ellerinde kendilerini ağaca asmaları için bir kemer vardır ancak ikisinin de ölümünü sağlayabilecek kadar sağlam bir dal ve kemer olup olmamaları önemlidir. İkisinden biri ölür ise diğeri yalnız kalacaktır ki bunun anlamı varoluşlarını asla kanıtlayamamak demektir. Yalnız kalmak ikisi için de korkunç bir sona neden olmak anlamına gelmektedir. Diğer yandan ölmemek için nedenleri vardır, kendilerine bir amaç belirlemişlerdir, Godot’yu bekliyorlardır. Godot’yu hiç görmemiş olsalar da, hiç tanımasalar da onu beklemekten yılmazlar. Ellerindeki tek umut onun gelişidir. Varlıklarını göstermek için, varolduklarından emin olmak için bu umuda sıkı sıkıya sarılırlar.
VLADIMIR: Ufaklığı duymadın mı? Godot’nun yarın kesinlikle geleceğini söyledi. Buna ne dersin?
ESTRAGON: Öyleyse bize düşen, burada beklemeye devam etmek. (Beckett, 69)
Godot tarafından gönderildiğini söyleyen çocuk iki sahnede de Godot’nun geleceğini söylemektedir. Bu da odak karakterlerin beklemesi için yeterli bir nedendir. Godot onlar için varoluşlarını gösterecekleri bir umuttur.
Godot’yu beklemekten başka bir şey yapamayan Estragon ile Vladimir ve kurdukları bir hayalin peşinden giden Lennie ile George varoluşlarını kanıtlamak yönünden benzerlik göstermektedir. Lennie ile George, kimsenin onlara karışmadığı, istedikleri zaman istediklerini yapabilecekleri bir hayatı hayal etmektedir. Diğer insanlardan aşağı kalır bir yanları olmadığını, yani varolduklarını göstermek için bu hayallerini gerçekleştirmeleri önemli bir rol oynamaktadır. Bu hayal onların Godot’su niteliğindedir. Godot umudu temsil eden bir bekleyiştir ve her iki eserde de karakterler hayatlarını bir umuda adamışlardır.
Fareler ve İnsanlar’da hayal edilen eve, tavşanlara ve rahat bir hayata ulaşılması durumunda karakterler varlıkları hakkında düşünmeye başlayacaklar ve yeni bir hayal edinmek zorunda kalacaklardır. Godot’yu bekleyen karakterlerimiz de Godot’ya ulaşabilmeleri halinde varlıklarını kanıtlamak için bunun yeterli olmadığını görecek ve yeni bir umuda gereksinim duyacaklardır. Kendi varlıklarını bulacaklarını düşündükleri hayalleri ve beklentileri doğrultusunda bu amaçlara ulaşırken yanlarına destek olarak seçtikleri dostları vardır. Bu kendilerini yitik insan kavramından uzaklaştırdıklarını düşünmelerini sağlamaktadır. Yanlarında kendilerine yoldaşlık eden bir başkasının olması onlar için başka bir umut kaynağıdır.
Fareler ve İnsanlar’da ve Godot’yu Beklerken’de odak figürlerin birbirlerine bağlı olmalarının, yanlarında dost olarak gördükleri başka kişilerle hareket etmelerinin ve ne olursa olsun kopamamalarının sebebi birlikte seçmiş oldukları umuda doğru birlikte hareket etme istekleridir. Her iki eserde de birbirini tamamlayan karakterlerden birinin yok olması durumunda denge bozulacak ve kendi benliklerini bulma çabası yarım kalacaktır. Yitik insanın umuda olan ihtiyacı ve bu ihtiyacın doğurduğu bağımlılık onların kendi hayatlarını kurmalarını engellemektedir. Yitik insanı hayata kazandırmak ise ancak varoluşunu kanıtlamakla mümkündür. Bu da her iki eserde de Godot’ya ulaşmak anlamına gelir.




VLADIMIR: Uyuyor muyum ben başkaları acı çekerken? Şu anda uyuyor muyum?(…) O hiçbir şeyin farkında olmayacak. Yediği tekmelerden söz edecek ben de ona havuç vereceğim. (…) Ama alışkanlıklar duyarsızlaştırıyor insanı.