Cafe

picture-026

Kağıt üzerine pastel.
Kartpostaldan reproduksiyon çalışması.
2004 yılı (ortaokul)

Fotoğraf Siteleri

Fotoğrafçıların doğasında var bir tutam fotoğrafını paylaşma isteği. Fotoğrafını çekip nasıl olduğunu, insanlarda ne gibi duygular uyandırdığını, teknik yeterliliklerini veya yeterli olmayan yanlarını öğrenmek istiyor fotoğrafçı. Bunun sonucunda da değişik paylaşım siteleri oluşuyor internette. Sonuç olarak internet günümüzün en büyük iletişim ve paylaşım alanı… E dijital makinalar da fotoğraflarımızı sanal ortamlarda paylaşmamızı hayli kolaylaştırıyor -her ne kadar kaliteden ödün versek de bu yüzden. Geçenlerde farkettim ki ben de birçoğuna üye olmuşum, denemişim, çoğuna birkaç kez uğramış sonra bir daha açmamışım. E dedim madem bu kadar dolaşmışım sanal ortamlarda, ilk izlenimlerimi ve kullandıkça gördüğüm siteler hakkındaki düşüncelerimi yazayım bari. Yazının tamamını okuyun »

Renkler

Yeşil yükselir maviye doğru
Değmeye çalışır adeta sarıya
Kahverengiyi kesinceye dek kırmızı eller…….

Bir hayat,  yeşil ağaçlar
Yükselirler gökyüzüne
Sanki değmek isterler güneşe
Gövdesine katil ellerce baltalar saplanıncaya dek….

12 Mayıs 2009

Müzik

Duyuyorum,
Bir piyanistin dokunuşlarındaki o duyguyu
duyuyorum ben…
Hissediyorum,
Tellere dokunan o parmaklardaki heyecanı
hissediyorum…
Bir an durup dinliyorum rüzgarı,
Ağaçların yapraklarını, kuşların ıslığını…
Bir an düşünüyorum doğanın o eşsiz müziğini…
Ve sesler yok oluyor,
Görüntüler siliniyor ,
Uyanıyorum alkışlar eşliğinde
Elimi çırpıyorum ben de beni selamlayanlara

Müziğin beni götürdüğü o doğanın yaratıcısı bedenleri alkışlıyorum..

12 Mayıs 2009
Özcan-Birsen-Ayşen Ulucan’ı dinlerken…..

Etiketler:

Bir yanım

Bir yanım aynaya bakar bulmak için kendini
Bir yanım yokluğa…

Bir yanım bulur kendini yansımasında
Bir yanım karanlıkta…

Bir yanım temizliyor benliğini ıslak bir bezle
Bir yanım zaten yok, zaten hiç…

Bir yanım bakıyor aynaya görmek için kendini
Bir yanım aynanın sırlı ardında…
5 Mayıs 2009

Sokakların Melodisi

Bir şarkı söylerdi gece,
Göz kırparken yıldızlar denize
Rüzgarın uğultusu eşlik ederdi geceye…
İçeriden televizyon gürültüsü,
Rahatsız edici!

Bir melodi
Sokakların melodisi diyorlar adına
Seni geceye çeken,
Geceyi sana…

17 Nisan 2008

Kader

Ah, umarsız çocukluğum
Taşırken baharı küçük parmaklarımda, masumluğum..
Kızarken bana kalkan ellere, gözlerimde bir ıslaklık
Ve saflığım, sesimde gizli korkularım..

İnce dudaklarımda bir melodi,
Neşeye ait bir gülümseme,
Benliğimden sızan ürkekliğim usulca
Ve ben,
Ve benliğim,
Ve benliğimden sızan sen…

Daha yoksun belki geçmişimde,
Daha çıkmadım karşına,
Ama kader, minik parmaklarımdaki bahara,
saflığıma, gözyaşlarıma,
dudaklarımdaki melodiye, gülümsemeye,
Ve ürkekliğime kazıdı seni, geçmişimde…
Bilmesen de, farketmesen de sen
bana aitti bedenin, yüreğin, ezelden
O sıcak gülümseme, aşinaydı sana,
Ve takip ettin onu… Kaderini….

16 Nisan 2009

Ayna

Doldurulamayacak bir hayat
Hasta bir çocuğun gözleri gibi ağlamaklı
Bedeni yanmış bir ruhun kaçışı gibi
Ve korkak
Koşmaya nefesi yetmeyen, tıkanmış bir hayat…

Minik bir serçeye ait gibi ürkek…

Burun delikleri büyür konuşurken,
Her nefesinde bir hayret
Her seferinde bir gayret ulaşmak için…
Bıkmadan, yorulmadan, nefes alamadan devam edebilmek..

Ve sen, o güzel varlık,
Titrek ışığında gecenin,
titrek bedenin, çıplak…
Ağlamaklı gece,
yanmış gerçekler,
Korkak gözlerin…
Kendini bırakmak hayatın kollarına
Ve bana bakmak aynanın sırlı ardından…

Doldurulamayacak bir hayat,
Sen, aynadan bana bakan…
Ürkek bedenin, ruhunun ardından
Ve ben korkak, ürkek, ağlamaklı,
Senin gözlerinden sana bakan…

14 Nisan 2009

Siper

Bıktım savaşmaktan,
Yeni cephelere koşmaktan yoruldum her seferinde..
Ve her seferinde bir kayıp,
Bir kayboluş belki,
Bulamayış gerçeği..

Savaşı kim seçti
Hayatıma kim soktu kızıllığı
Kim boyadı güneşimi siyaha, bilmem..

Ve ben,
Yine savaşmak zorunda..
Zırhım omuzlarımda ama kalbimi korumaya yetmiyor gücü..

Şeffaf bir siperin ardında güçsüz..

Korkmuyorum

Seni görmüyorum ben sana baktığımda,
Hala bir çocuk görüyorum gözlerinde,
Hala masum,
Hala tertemiz..

Senin çok derinlerinde,
Bana çok yakın bir çocuk..
Senliğinde gizli,
Benliğimde belli..
İstediği minik bir gülümseme,
Biraz da oyun bekler sessizce..

Hadi o zaman uyan sen de,
Tut elinden, getir senliğini de benliğime..

Bir oyun oynayalım seninle,
Adı aşk olsun..
Biz koyalım kurallarını,
Sessizce sarılalım sonsuz yeşilliklerin üzerinde,
Gülümseyelim birbirimize,
Sonra usulca kaybolalım derin mavilerde..

Ve gözlerin takılınca gözlerime,
Kimin kaybettiğini önemsemeden tutkuyla birleşsin dudaklarımız…
Sen benim içime ak sessizce,
Ve ben sana ait olayım sessizliğimle..

Birden açalım gözlerimizi çok uzak şehirlerde,
Soğuk, puslu bir gecede,
Sessizce yürürken sahilde..

Belli belirsiz yaşlar gözlerimizde,
Fısıldayalım durgun denize…

“ Seni seviyorum…”

“Sen de beni düşünüyorsun, biliyorum
Bazen korkuyorum,
Beni bırakmandan,
Hiçbir zaman senin olamamaktan,
Ellerimizin ayrılmasından,
Korkuyorum…”

“Korkuyorsun, biliyorum…
Ama korkmak bize yakışmaz sevgilim..
Sonsuza kadar tutacak ellerini ellerim,
Bir gün gelecek seni sımsıkı saracak bedenim..
Ama korkutmasın seni, geçecek bu günler de sevgilim..”

Duymadık birbirimizi,
Ya da öyle kandırdık benliklerimizi..
Nasıl ki bizdik o diyarın efendileri,
Ne kadar uzakta olsak da duyardık sözcüklerimizi…

Korkmuyorum sevgilim..
Korkmuyorum…

Aralık 2008